susmak iyi gelmedi
elifim yazmış :"deprem bir mağma hareketidir."
bu nasıl bir hınçtır?madem ilahi adalet o zaman gölcükteki insanlar nasıl bir örgütlenmeye sahiptiler?
doğuda beşinci yılım.yaşadım,biliyorum!
utanç duyuyorum,nefret ediyorum bu çığırtkanlıktan...
madem ilahi adalet orda hayatını kaybeden 22 meslektaşımın ne gibi bir suçu olabilir?
batıdan ne kadar da medeniyet dışı görünüyor değil mi buralar?
bilmiyorsunuz,yazmak ,konuşmak çok kolay...
kar geliyor.hava soğuk.2000 li rakımlardayız.çocuklarımın montu yok,çantası yok,ayakkabısı yok.1 ayı geçkin süredir kazak ve mont ikilisi olmadan sokağa çıkılmıyor.
ama daha kötüsü var ki ben burda sıcak evimde bunları yazarken binlerce insan çadırda sabahı bekliyor.
neden?ilahi adalet !
gerçekten soruyorum : ne zaman böyle oldunuz?
onlar değil siz bölüyorsunuz ülkeyi bu tavrınızla.
milliyetçilik damarlarınıza işlediyse başka şeyleri sorgulayın.
mesela askerlik yapmamak için profesör kıvamına gelene kadar okumaya çalışanları,şehit haberlerinin magazinleştirilmesini ve o kadar isyan ettiğiniz şeyi 1 haftada unutmanızı,o şehitlerin lüks villalardan değil de sizlerin evinden çıkabileceğini,düşman olarak gördüğünüz bu topraklarda yaşayan memur arkadaşlarınızı,buralara gelmemek için evlendiğinizi,doğu görevi kaldırıldığında havalara uçuşunuzu...
bu kesinlikle bir ırk meselesi değil vicdan meselesidir.
saygılar !!!
25 Ekim 2011 Salı
4 Ekim 2011 Salı
Beyaz ışığın getirdikleri...
Evet...O beyaz ışık gerçekten var ve hayatımda pek çok şeyi değiştirdi...
O anda :"Ne kadar yakınmış." dedim.Boşluktu.Koca bir boşluk.Ardından hayatımda aldığım en acı nefes...
Aklıma ilk annem geldi."Ne yapar ?"dedim.
Sonrası da geldi."Neyi ispatlamaya çalışıyorum ki!"dedim.Ve HERşey değişti...
Ali'yle hiç o kadar vakit geçirmemiştim.Her gece başucumdaydı.Keyfimi en çok yerine getirenlerden biriydi.Hatta kıçıkırık olduğumu da ilk söyleyen oydu :)
Saçlarımı her yıkadıklarında mutluluktan ağlıyordum.Kardeşim tozumu alıyordu :) Annemin yeniden bebeği olmuştum hiç istemeden ve 25 yaşındayken...
Hiperaktif raporlu birine 3 ay kıpırdamadan yat demeleri de cabası...Uykumda farketmeden dönüp acılar içinde ağladığım geceleri saymıyorum bile.Bir insana 3 saatlik uykunun yetebileceğini bile öğrendim hiç hareket edemediği için.Ve günde 800 sayfa kitap okunabileceğini.
Mutfağı bile 3 ay görememek aramda 3 metre varken...
Sonra zaman geçtikçe herkes uyuyunca emeklemek.İlk yürüyüşüm.Kusarak,duvarlara tutuna tutuna...
Geçmişe dair hiçbir şeyi hatırlamamak.Arabaya binememek ve kimsenin binmesine izin vermemek...
Resmen bir sil baştan başladı benim için.
Ertelediğim herşeyi yapmaya başladım.İçimde kalmasın dedim,iz kalsın istedim benden.
Bu yüzden umursamaz sanıyorlar beni.Halbuki ben gerçekten çoğu kişinin geçmeyi kaldıramayacağı yollardan geçtim.Ve insanların takıldığı şeylerin küçüklüğü,yüzeyselliği bana ilginç geliyor.
Tabi ki de acılar karşılaştırılmaz ama gerçekten hayati bir durum olmadığı sürece hiçbir şey o kadar da önemli değil benim gözümde...
Bunları okuyan arkadaşlarım kızacak."Başak yine mi?"
Evet yine.Çünkü önümü görmek istiyorum artık.Küçük sorunlarla hayatımı zehretmek istemiyorum.Olmuyorsa zorlamak istemiyorum.Dünyaya birşeyler bırakmak istiyorum.Mesela kendi Defnem olsun istiyorum.Sabahlara kadar onun küçük ellerini ayaklarını izleyim istiyorum.Şarkı söylemek istiyorum doya doya ya da dostlarımla ailemle boş boş vakit öldürmek istiyorum.Olduğum yerlerde "Evet ,bunu Başak yapmıştı." desinler istiyorum.Annemin hakkını ödemek istiyorum.Daha da bir sürü şey istiyorum.
Biliyorum ve inanıyorum ki bir gün hepsi olacak...Ve o gün bu yazıyı tekrar okuyup şükredeceğim...
2 Ekim 2011 Pazar
birkiüç deneme
evet Özlem.nasıl ve ne yapacağımı bilmeden 1 ayı geride bırakmışken iyi ki senin profiline göz attım.
bir yerlerden iz bırakmaya başlamalı diyordum,tam olarak ne istediğimi buldum sayende...
Damal,beşinci yıl...
Geldiğimde İzmirli bir kız gelmiş diyorlardı.Çok rahat burada nasıl yapacak diyorlardı.Yaşadığım kötü şeyleri bile acımasızca yorumlayarak konuşabiliyorlardı.
Geriye bakınca ; kötü insanların mercimek kadar beyinlerinde üretilen döngüyü kıramasam da etrafımdaki dostlara baktığımda isabetli şeyler yaptığımı görüyorum.Başı sıkışan biri arıyorsa,hasta olduğum zaman yanımda çorbamı pişirecek birini bulabilyorsam "evet " diyorum ;başarmışım.
bir köy okuluna beyaz bayrak alabildiysek "evet " diyorum ;başarmışım.
eğer beni idareciliğin yanında herşeyi birlikte yapabilecek biri yakını olarak görüyorsa arkadaşlarım "evet " diyorum ;başarmışım.
benim arkamda duran,beni destekleyen insanların varlığını hissettikçe "evet " diyorum ;başarmışım.
kim ne derse desin!
Özlem Özcan'a ithafen :)
bir yerlerden iz bırakmaya başlamalı diyordum,tam olarak ne istediğimi buldum sayende...
Damal,beşinci yıl...
Geldiğimde İzmirli bir kız gelmiş diyorlardı.Çok rahat burada nasıl yapacak diyorlardı.Yaşadığım kötü şeyleri bile acımasızca yorumlayarak konuşabiliyorlardı.
Geriye bakınca ; kötü insanların mercimek kadar beyinlerinde üretilen döngüyü kıramasam da etrafımdaki dostlara baktığımda isabetli şeyler yaptığımı görüyorum.Başı sıkışan biri arıyorsa,hasta olduğum zaman yanımda çorbamı pişirecek birini bulabilyorsam "evet " diyorum ;başarmışım.
bir köy okuluna beyaz bayrak alabildiysek "evet " diyorum ;başarmışım.
eğer beni idareciliğin yanında herşeyi birlikte yapabilecek biri yakını olarak görüyorsa arkadaşlarım "evet " diyorum ;başarmışım.
benim arkamda duran,beni destekleyen insanların varlığını hissettikçe "evet " diyorum ;başarmışım.
kim ne derse desin!
Özlem Özcan'a ithafen :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)